yeni yıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni yıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2010 Cuma

Aman Allah'ım, yazmayalı 2 ay olmuş, hiç bu kadar arayı açmamıştım...

Tempomu anlatmam mümkün değil, 12 Şubat'da Kentpark'da açacağımız 1000m2 mağaza ile ilgili öyle yoğun çalışıyoruz ki nefes alamaz durumdayım, aslında çooook önce başladık hazırlığa ama uzun süren toplantılardan iş yapmak mümkün olmadığı için son anda inanılmaz sıkıştık.... Gün boyu nefes alamadığım için ve ancak kendimi sporla rahatlatabildiğim için, bu iş temposu ve haftanın 3 günü spordan sonra bloğuma maalesef vakit bulamadım.

Ama söz hiç birşeyi atlamadan yazacağım, daha doğrusu daha çok resimleyeceğim.... Hadi başlayalım...

Aslında yeni yıla çok keyifli başladık; yılbaşı akşamı babamlarda İstanbuldan gelen sevgili Begüm-Ömer ile birlikte idik....

malum yeni yıl, hepimizin evinde olduğu gibi zengin bir sofrada külli muhabbetle geçiyor...





İlerleyen saatlerde dans ve maskeler....





ve hediyeler, aldığım en hoş hediyelerden biri bu ışıklı uçları ledli, hala salonumuzun baş köşesinde...



Ailemizin yaşayan en büyükleri...




Deniz'in hayali, piyangodan çıkacak para ile müstakil ev ve köpek :-))) Merak ediyorsanız söyleyeyim, gerçekleşmedi ....



Bu arada ben sarp'ın 3 yaşında olduğunuz unutup öyle bir araba maketi almışım ki, beyler bütün akşam monte etmekle uğraştılar. :-)))



İşte böyle, 2009 u gönderdik, 2010'u getirdik........

Resimlerin devamı, malum...

http://picasaweb.google.com/anteksltd/YLbas2010#

6 Ocak 2009 Salı

Yılbaşı akşamı

Her ne kadar umutsuz da girsek yeni yıla, yılbaşı akşamını yazmadan olmaz. ne de olsa bu blog öncelikle kızım için var....

Güzel bir yılbaşı soframız var idi...

Aile olmak ne güzel... İyi günde kötü günde birlikte olabilmek...

Kopan parçalardan sonra birbirine daha çok kenetlenmek...

Çocuklarımıza bunun önemini ve mutluluğunu tatdırabilmek...

Çocukların dört gözle beklediği an, hediyeleşmek...

Tombalasız yılbaşı olur mu?

"10, 9,8, 7 yapcam anne, uyusam da uyandır beni" diyen kuzumun hali...


İşte yılbaşımız böyle idi...

29 Aralık 2008 Pazartesi

Git artık 2008...

Bitsin artık bu yıl...

Yılın son günlerini iple çekiyorum...

Ailevi olarak yaşadığımız bazı sorunlar, yeni bir işe başlamanın ve evdeki yeni düzenin getirdiği stres, işte kendini kanıtlama dönemi, yöneticimle birbirini anlama, dinleme aynı dili konuşmaya çalışma, (çoğu zaman konuşamama:-)), yıllardan beri çalışan insanlarla kaynaşmaya çalışmanın yanı sıra işe giriş çıkış saati, yok efendim çay içme saati, aman da efendim bilgisayarı açma kapama saati gibi işteki abuk sabuk ve de hiç alışık olmadığım kurallara adapte olmaya çalışmayla geçti bu yıl... Müthiş koşturmaca, müthiş yorgunluk...Bazı anlarda çok sıkıldım, çok bunaldım ama herşeyden önce ben ve yakın çevrem adına sağlıkla bir yılı daha bitirdiğim için mutluyum. Şükürler olsun....Sağlıkla ve dimdik ayaktayım:-))

Yeni yıldan beklentim, önceliklerim kendi adıma değil hepimiz adına... istemiyorum artık ülkemde şehit haberleri, terör olayları, susurluk, ergenokon, cinayetler, çocuk tacizleri, açlık, yoksulluk... bitsin bunlar, tüm dünyada bitsin. Savaş olmasın, çocuklar ölmesin, umutla baksın çocuklar geleceğe hüzünle değil...

Bir de en önemlisi şu kriz bir an evvel bitsin, bir de AKP gitsin...

Beklentilerim çok olsa da ne yapalım, insan hayal ettiği sürece yaşarmış...

2009 hepimize sağlık, mutluluk, huzur bol neşe, bol kahkaha, bol kazanç getirsin... hepimizin yeni yılı kutlu olsun...

3 Ocak 2008 Perşembe

Yılbaşı Hediyelerimiz

Eh tabii yeni yıl çocuklar için müthiş keyif, şahsen benim kızım yeni yıl yaklaşırken eve gelen herkesin eline bakıyor kendisine ne getirildi diye? Yapma diyorum anlatamıyorum görgüsüz mü olcak bu çocuk nedir:-))))

30 Aralık'da attık kendimizi Toys R us'a, ne istiyorsan seç dedik, bakın benim kızım onca bebek, kızsal oyuncakların içinden ne seçti?


Hemen kurduk inanılmaz da keyifli oynuyor bu oyuncakla.. Zeynep ablası geldi aynı gün,uzun uzun onunla oynadılar; bu arada Zeynep ablamızın yılbaşına özgü yapılmış saçı aşağıda, yazmadan geçemedim ZEYNOOOOO!!!!


Veeee Handan yengemizden yine çılgın hediyeler... Aşağıdaki telefon gerçek bir telefon; çaldığında Miki ve Mini birbirine dönüp dans ederek şarkı söylüyor, arkadaki kalp ışık saçıyor vs... Sempatik ötesi bir telefon, Deniz'in odası için almış ama yar etmedim vallahi... Kızım senin odanda telefon düzeneği yok mecburen burada duracak deyip koridordaki konsola koyup telefonun kişisellikten çıkarıp ortak kullanıma açtım. (Büyüdüğünde ve bu yazıyı okuduğunda kızma bana emi canım? vallahi odanda koyacak yer yok, biraz büyünce zaten senin olacak ama çok sevdim, biraz da ben hevesimi alayım dedim:-))))


Ve yine Handan yengemizden aşağıdaki Miki sabahlığı... Canım benim nasıl sever Deniz'e hediye almayı...


Vee Nadi dayısından Bay Majör serisinden Vivaldi olanı.. Ne alayım sana diye telefon açtığında, Deniz kitap sipariş etmiş...Ağabeyim de bana sorunca ben de bu kitabı sipariş ettim, çok güzel bir CD si var, Vivaldi'nin "Dört Mevsimi" eşliğinde masalı anlatıyor, çok ama çok keyifli bir kitap, tavsiye edilir.
Aynı serinin Mozart versiyonunu da okulun kütüphane görevlisi almış Deniz'e yılbaşı hediyesi.. İnanmayacaksınız ama Deniz'in okuldaki en yakın arkadaşı kütüphane görevlisi Canan abla...


Aşağıdaki terliklerin biri babaanneden biri anneanneden....










Bu arada bana da hediye bol idi ama daha fazla görgüsüzlük yapmayayım; yine de aşağıdaki çok sempatik kurabiye kavanozomu ve de tuzluk-karabiberliğimi yayınlamadan edemedim...


İşte böyle idi bu yılbaşı hediyelerimiz, biz de herkese aldık, mutlulukla dağıttık hediyelermizi, 2008 hepimize uğurlu gelsin!

5 Aralık 2007 Çarşamba

Yılbaşı yaklaşırken....

Dün gündüz vakti attım kendimi Cepa'ya hadi şöyle kalabalık olmadan yılbaşı vitrinlerine bir göz atayım diye... Sonra birden eski yılbaşılar geldi aklıma, çocukluğumun yılbaşıları...

Ne vardı ne yoktu o zamanlar.... Aşağıdaki gibi bol süslü yılbaşı ağaçlarımız yoktu, sadece TV lerde, filmlerde görürdük bu ağaçları...

İçine küçük hediyeler koymak için yapılan şimdi envai çeşitde bulunan kumaş Noel Baba çizmeleri de yoktu....


Evimizin kapısına astığımız çelenklerden de yoktu....Dün ise biraz çarşıya çıkıp biraz daha yılbaşı süsü alsam mı ağacımıza dediğim anda neye uğradığımı şaşırdım, seçenekler o kadar çok ki şaşıp kalıyor insan...

yazımın başında dedim ya aklıma eski yılbaşı akşamlarımız geldi diye, peki nasıldı eski yılbaşılar hatırlayalım bakalım...İlk aklıma gelen şey Zeki Müren konuşması; nasıl merakla beklerdik heyecanla... Hani saat 11.55'de Zeki Müren çıkar o ağdalı Türkçesiyle "kutlu olsun efendim" li muhteşem bir konuşma yapardı....


Vee saatin 12.00 olmasıyla başlardı Nesrin Topkapı dansı...
Çok net hatırlıyorum, aylar öncesinden başlardı okullarda, evlerimizde Nesrin Topkapı muhabbeti, acaba bu sefer ne dansı yapacak, nasıl giyinecek diye.... Hepimiz TV karşısında kuruyemiş yerken ağzımız bir karış açık Zeki Müren'i ve Nesrin Topkapı'yı beklerdik. Hey gidi günler hey...

Şimdi ise Avrupalı gibi olduk, 1 ay öncesineden çoğumuz başlıyoruz ağacımızı yoksa evimizi yılbaşı süsleri takalım diye...Akşamları otellerde, restaurantlarda binbir çeşit aktivite var seç seçebilirsen.. Bir heyecan bir heyecan...Kızımın aklına da dün düşmüş ne zaman ağaç süsleyeceğiz diye, hafta sonuna söz verdim, Fransızca kursum, onun tenis kursu, yine onun 2 adet doğum günü partisi ve okulca gidilecek tiyatrodan vakit bulduğumuz ilk fırsatda ağaç süsleyeceğiz hafta sonu!