hafta sonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hafta sonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2009 Pazar

Cumhuriyet Konseri

Cumhuriyetimizin 86. yılı kutlamalarına bugünden başladık biz.....

Okulumuzun her yerine afişler asmışlardı, Cumhuriyet Konseri 'ne gelin diye... Gitmez miyiz, hemen toparlandık Anıtpark Cumhuriyet konseri için kahvaltı sonrası..

Çok sevgili karşı komşum Emine'nin kapısını çaldım hadi diye, sağolsun ikiletmedi, 2 çocuğu Irmak ve Deniz'i kaptığı gibi aşağıda hazırlanmıştı benden önce....

Anıtkabir'in karşısında Anıtpark'da idi konser, okulumuz bandosuyla ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasın'ndan bazı üyelerle birlikte kurulmuştu orkestra. Ankara'dan pek çok okul korosunun eşliğiyle 1,5 saat boyunca marşları söyledik, bayrağımızı salladık...








Çok keyifli bir konser geçirdik, amma velakin konser sırasında ceplerimize gelen 1 haftalık domuz gribi tatili canımızı sıktı (biz velilern tabii, çocuklar ise havaya uçtu)

İyi de şimdi nereden çıktı bu tatil, zaten okullar geç açıldı, arkasından bayram geldi,çocukların konstanrasyonu tam yeni başlamıştı ki yine bir ara tatil...Ne olacak yani, domuz gribi haftaya olmayacak mı, sadece bu haftaya mı mahsus? Okulumuz sağolsun bugün dezenfektan yaptığını bildirmişti bize, özel okullar yeterince duyarlı, devlet okullarına da zaten devlet yetişemiyor maalesef...

neyse Irmak'cım sağolsun "Deniz bize gelsin Nazlı teyze ben çocuklar bakarım " deyince çocukların neşesi daha bir arttı.. Ne şanslıyım böyle komşularım olduğu için... Pazartesi-salı Irmak ablası sonrası da anneannesine emanet Deniz..

Konserimiz bitti, eh yarın okul da yok...Kim tutar bizi, gider miyiz artık eve, tırnak kesme, banyo yapma, çanta hazırlama dedi yokken.... Irmak nefis bir fikir attı ortaya doğru yenilenen Gençlik parkına attık kendimizi...

Ne çok anım var bu parka dair, rahmetli anneannem her baharda beni ve kuzen Cüneyt'i getirirdi buraya, lunaparka giderdik, kağıt helva yerdik.. Ha bir de ağabeylerim olur ise sandala binerdik gölette. Bu arada meşhur gazinoları var idi, annem babam Bülent Ersoy ve Emel Sayın konserlerine giderdi....

Önce nostalji yaptık, dönme dolaba bindik hep birlikte..







Çocuklar kanguru ve korku tünelinde pek bir eğlendiler...





Akşam programların devamı geldi, Fenerbahçe- GS maçı seyir edildi hep birlikte, sko3 2-1 FB lehine oldu, haaa bir de en önemlisi karşı ki Deniz bizim Deniz'i ikna etti, Deniz yeniden FB li oldu... Eray bu durume delirdi, Deniz bir yandan içi gitti, "ya anne babam üzülmedi di mi ben FB oldum diye" kahroldu, bakalım Deniz babacığının istemediği takımı ne kadar daha tutacak?

Bu arada 29 Ekim törenimiz ne olacak, belirsiz, eminim okulumuz bu konuda her zaman ki gibi çok iyi organize olacak, yarın bu konuya derhal el atmalıyız....

19 Ekim 2009 Pazartesi

Pastırma yazına devam...

Canım pastırma yazı, bu hafta da bırakmadı bizleri...

Cuma akşamı yediğimiz ailecek balık ziyafetinden sonra cumartesi kendime evime adadım, kışlıklarımı çıkardım, konservelerimi hazırladım ....



Haftanın yorgunluğunu atamadığımız için program yapmayıp evde takılmayı tercih ettik, amma velakin hala süren ılık havayı da kaçırmamalıydık.

Derhal aperatif bir şeyler hazırlayıp, balkonda şarap keyfi yaptık...



Bir keyif bir sohbet saat 12.'ye kadar, hava limonata gibi idi yahu 17 Ekim'de....

Bizim keyfimizi gören fıstığımız, "anne ne olur romantik bir poz verin" dedi ve bu resmi çekti :-))))



Şarap sonrası tavşan kanı çaylarımızı yudumladık...



Pazar mı? O da bir önceki haftanın aynısıydı, aynı güzellikte.......

15 Ekim 2009 Perşembe

Pastırma yazı

Pastırma yazının son günlerini yaşıyoruz hala Ankara'da, eli kulağında bitti bitecek. Bu güzel güneşli günleri uzunn bir süre görmeyeceğimizi düşünerek hafta sonlarını açık havada değerlendiriyoruz.Geçtiğimiz pazar yine bizim bahçede idik, önce enfes bir kahvaltı ettik kuzenler ve anne babamla,

Çimler de yuvarlandık...





Konservelik domateslerimizi topladık..




pek yakında doğuracak olan kuzenle elma topladık








Kocişkomun neşesine bakın, komik adam..




Kömürde semaverle çay keyfi, hem de böyle bir açık havada, kim ne diyebilir?



Hımmmm enfes, bitmesin bu yaz yahu :-((

24 Aralık 2008 Çarşamba

Çocuklar Çocuklara Yardım Ediyor!

Sheraton otel harika bir organizasyon yapmış idi hafta sonu balo salonunda. amacı ihtiyacı olan çocuklara, yine kendi yaşıtlarından hediye olarak kitap, oyuncak ve giyecek sağlamak... Projenin adı "Çocuklar çocuklara yardım ediyor!"

Sheraton balo salonunda bir yılbaşı partisi düzenlenmiş seçilmiş okullara yönelik. Giriş ücreti çocuğa ait ya bir kitap, ya bir oyuncak, ya bir giyecek idi. Deniz sınıf arkadaşlarıyla çok eğlendi, biz de az da olsa ihtiyacı olan çocuklara yardım edebilmenin mutluluğunu yaşadık.

2 Aralık 2008 Salı

Yine beceremedim...

Hani geçtiğimiz hafta sonu evde battaniye altında mayışacaktım ya ondan bahsediyorum, yine beceremedim diye...


Cumartesi sabah ki muhtelif kurslarımızdan sonra Deniz'in okulundan kura sonucu sadece kendi sınıflarının davet edildiği bir organizayondayık. Organizasyonu yapan Renault Mais Ankara Şubesi idi, çocuklara bir polis tarafında trafik eğitimi verildi

Servis kısmı gezdirildi, kaza yapan araçlar gösterildi, kazaya sebep veren faktörler anlatıldı, yüzleri boyandı, yemekler yenildi....

Biz velilere de ücretsiz bir sürüş eğitimi davetiyesi verildi, en kısa zamanda hafta sonu mesaimden çalıp bu eğitime dahil olacağım...

Madagaskar 2 filmi ile cumartesiyi bitiridk.


pazar günü geçen hafta şımaramadığım doğum günümün intikamını aldım. Deniz koroya, biz sabah kahvaltısıne İncek Liva'ya... Dekorasyonu berbat olan mekanda enfes bir kahvaltı tabağı ve hizmeti sunuyorlar. Çigan müziği eşliğinde kahvaltı ediyorsunuz. Fiyat 14 YTL...

Öğlden sonrayı yine sinemaya ayırdık, Osmanlı Cumhuriyeti'ne gittik ailecek... Evet bis artık yetişkin filmlerinini de bazılarına (7+) hep birlikte gidebiliyoruz. Çok beğendiğimizi söyleyemeyeceğim, boş vakti olan izlesin derim...

Sonuç olarak battaniye altı mayışma için bayramı bekliyorum.... Vallahi bu hafta sonu evde oturucam....

28 Kasım 2008 Cuma

Hafta sonu mesaisi

Şükürler olsun hafta sonu geldi.......

gelmesine geldi de benim hafta sonu mesaim de hafta içi kadar hareketli...

Nasıl mı? Şöyle,

Cumartesi saat 9.00 da Deniz ile çıkıoruz evden, saat 9.30 da Deniz 'in org kursu var. 11.00 e kadar onu kantinde bekliyorum. Benim içinde iyi bir fırsat bu zaman, Fransızca çalışıp ödevlerimi yapıyorum. Saat 11.00 de o çıkınca brlikte Fransızca kursuna giriyoruz. Ben derste o yanımda ödevlerini yapıyor, resim boyama vs yapıyor...

Saat 12.30 da azad ediliyoruz, genelde Cepa da bir öğlen yemeği yiyoruz, sonrasında genelde ya bir sinema veya bir arkadaş buluşma aktivitemiz var.

Pazar deseniz saat 9.40 da evden çıkıyoruz (neyse ki biraz daha geç) Deniz Başkent Üniversitesi Çocuk Korosu na gidiyor. Tam 3 saat, saat 13.00 e kadar orada. Ben de bu arada market alışverişi, Pazar gazeteleri, bazen babamlara bir kahvaltı, kocişkom çalışmıyorsa onunla keyifli bir kaç saat şeklinde bu zamanı değerlendiriyorm Saat 13.00 de Deniz'i alıyorum yine duruma göre dışarıda bir aktivite veya aile toplantıları şeklinde günü kapatıyoruz.

Pazar akşamı olduğunda bir bakıyorum 2 günde toplam evimde 3 ya da 4 saat geçirmişim. Uzun zamadır tek isteğim bütün günü TV karşısında bahtiyenin altında kızımla, kocamla geçirmek, mayışmak mayışmak mayışmak.... Bakalım bu hafta sonuna nasip olacak mı?????

16 Ekim 2008 Perşembe

Dostlarla Haftasonu

Çok sevgili dostlarımız İstanbul dan ziyarete geldiler, geçtiğimiz hafta sonu...

11 seneye dayanır dostluğumuz, İstanbul şartlarında her ne kadar çok sıkı görüşmesek de; derler ya gönüllerimiz bir, işte o türden bir dostluk bizimkisi...

Deniz 1 hafta boyunca günleri saydı, 2 senedir görüşmüyorlardı Melis ile hatta çok net değildi hatıraları ama birileri geliyordu ya İstanbul dan, bir heyecan bir heyecan...

Cumartesi akşamını düğünde geçirecekleri için Cuma erken vakit geldiler, çocukları bir güzel oturttuk yemeğe, bir de extra Deniz'in okuldan arkadaşı var idi bizimle. Şu çocukluk ne güzel şey, hemen kaynaşma hemen oyun kuruverme, neşeli kahkahalar... Niye biz böyle olamıyoruz ilk tanıştıklarımızla? Çünkü onlarda art niyet yok, insan seçme yok biraz yaşıtı ya tamam onunla oynanmalı işte bu kadar:-))
Kimden semraersinankarada


Biz de oturduk rakı sofrasına, oh doyasıya muhabbet saat 1.30 a kadar....

Can nasıl büyümüş, bebekti biz bıraktığımızda...
Kimden semraersinankarada

Deniz'in heyecanı....
Kimden semraersinankarada

Deniz'in yatağının yanına şişme yatağı kurduk, Allah'ım ne eğlendiler...
Kimden semraersinankarada


Ertesi gün Ümitköy de açılan şu Goffret
e gidelim dedik, çocuklar eğlensin diye....

Kimden semraersinankarada


Kimden semraersinankarada

Kimden semraersinankarada


Ne yapsak ne yapsak, hadi hava güzel güneş açtı attık kendimizi bahçeye. Yazın son demlerini açık havada yeşil alanda geçirelim istedik...

Kimden semraersinankarada


Çocuklar bayıldı, hep birlikte ağaçtan elmalarımızı toplayıp çıkınlarımızı doldurduk...

Kimden semraersinankarada

Kimden semraersinankarada

Minikler tutturdu maymun olucaz diye, oldular da:-)
Kimden semraersinankarada


Bahçede son kalan mısırlar közlendi bize özel, hımmm enfes idi...
Kimden semraersinankarada


Bir yandan arkadaşlar düğüne yetişecek bir yandan kopamıyoruz doğadan. Neyse apar topar geldik eve, minikleri giydirdik, bakar mısınız şunlara ne tatlılar...



Veee ertesi günü, keyifli bir kahvaltı, çocukların oyunu, kısa bir Ankara turu derken bitti işte.. Çok mutlu olduk, hatta işi büyütüp Ersin i bölge müdürü yapıp Ankara'ya taşıdık, kimbilir olur mu olur?

Söylemeye gerek yok, resimlerin devamı için nereye tıklayacağınız malum. Nasıl yaptım bilmem ki????

30 Eylül 2008 Salı

yazdan bir hafta sonu

Yazın en güzel günlerinden biri kankalarımın hafta sonu ziyaretiydi... Göz açıp kapayıncaya kadar geçti 2 güncük hafta sonu tatili... Cuma akşamı balkonda külli muhabbet, sonrasında hoppp çocuklar kocaya, kadınlar doğru The Wall’a...

Tüm Cumartesi G.S de havuz keyfi, özleşmişiz vallahi...

Kısacıktı ama çooook güzeldi, geçti işte...



21 Mayıs 2008 Çarşamba

pazar keyfimiz

Geçenlerde Sincan da bulunan "Harikalar Diyarı" na ilk kez gittik; kaç zamandır merak ediyordum burayı...

Bilmeyenlere, burası koskocaman bir park, gölet var içinde su bisikletleri ile gezinti yapabiliyorsunuz. Bol bol çocuk parkı var, yiyecek alanları var, nikah salonu var veeeee "Masal Adassı" var.

Masal Adası nda gelmiş geçmiş pek çok masak kahramanının maketleri var...

Parkın çoğunu gezdiren küçük bir tren yolculuğundan sonra masal adasındayız...




Deniz ve diğer masal kahramanları aşağıdaki linkte...
http://picasaweb.google.com/anteksltd/HarikalarDiyar

Aslında çok keyifli bir yer ama öğleden sonra biraz tadı kaçıyor kalabalık ile:-( Bu anlamda sabahdan gitmek daha anlamlı.

Sonrasında yine bizim meşhur Park Cadde'side idik. "Narquilla" adında bir yer var, çimenlik alanda minder üzerinde leziz yemekler ve nargile keyfi yapıyorsunuz. Biz çok sevdik, herekese tavsiye ederiz...