Çok sevgili dostlarımız İstanbul dan ziyarete geldiler, geçtiğimiz hafta sonu...
11 seneye dayanır dostluğumuz, İstanbul şartlarında her ne kadar çok sıkı görüşmesek de; derler ya gönüllerimiz bir, işte o türden bir dostluk bizimkisi...
Deniz 1 hafta boyunca günleri saydı, 2 senedir görüşmüyorlardı Melis ile hatta çok net değildi hatıraları ama birileri geliyordu ya İstanbul dan, bir heyecan bir heyecan...
Cumartesi akşamını düğünde geçirecekleri için Cuma erken vakit geldiler, çocukları bir güzel oturttuk yemeğe, bir de extra Deniz'in okuldan arkadaşı var idi bizimle. Şu çocukluk ne güzel şey, hemen kaynaşma hemen oyun kuruverme, neşeli kahkahalar... Niye biz böyle olamıyoruz ilk tanıştıklarımızla? Çünkü onlarda art niyet yok, insan seçme yok biraz yaşıtı ya tamam onunla oynanmalı işte bu kadar:-))
Biz de oturduk rakı sofrasına, oh doyasıya muhabbet saat 1.30 a kadar....
Can nasıl büyümüş, bebekti biz bıraktığımızda...
Deniz'in heyecanı....
Deniz'in yatağının yanına şişme yatağı kurduk, Allah'ım ne eğlendiler...
Ertesi gün Ümitköy de açılan şu
Goffrete gidelim dedik, çocuklar eğlensin diye....
Ne yapsak ne yapsak, hadi hava güzel güneş açtı attık kendimizi bahçeye. Yazın son demlerini açık havada yeşil alanda geçirelim istedik...
Çocuklar bayıldı, hep birlikte ağaçtan elmalarımızı toplayıp çıkınlarımızı doldurduk...
Minikler tutturdu maymun olucaz diye, oldular da:-)
Bahçede son kalan mısırlar közlendi bize özel, hımmm enfes idi...
Bir yandan arkadaşlar düğüne yetişecek bir yandan kopamıyoruz doğadan. Neyse apar topar geldik eve, minikleri giydirdik, bakar mısınız şunlara ne tatlılar...

Veee ertesi günü, keyifli bir kahvaltı, çocukların oyunu, kısa bir Ankara turu derken bitti işte.. Çok mutlu olduk, hatta işi büyütüp Ersin i bölge müdürü yapıp Ankara'ya taşıdık, kimbilir olur mu olur?
Söylemeye gerek yok, resimlerin devamı için nereye tıklayacağınız malum. Nasıl yaptım bilmem ki????