İlk haberler iyi olduğu yolunda,biraz olsun rahatlıyoruz, sonraki haber kötü; "felç kalacak yaşarsa" deniliyor...
Öğle vakti yine Gülin arıyor ağlayarak ve acı haberi veriyor....
Hıçkırıklara boğuluyoruz telefonda....
Işıl liseden eşimin devre arkadaşı. Eşim ve ben yıkık vaziyetteyiz, ikinci kez yaşadığım arkadaş acısı derinden vuruyor beni....
Sürekli silüeti gözümün önünde ışıl ışıl bakan gözleriyle, muhabbetlerimiz, Işıl'ın özel çipura-kremalı patates davetleri, geç saatlere kadar yaptığımız dedikodularımız, Family Cafe akşam yemeklerimiz, Eylül ayında İstanbul ziyaretimde evinde kaldığım 2 geceye ait birlikteliğmiz, kızıma göstediği sevecenliği, aldığı hediyeler ve daha nice anılar.... Bitmez ki , say say bitmez ki. Söyleyin bana gerçek dostların paylaştıkları biter mi?
Ankara'ya bölük pörçük taşındık biz, eşim haziran'da ben Aralık'da. İşte bu 6 aylık yanlızlığımda öyle yakınlaştık öyle destek gördüm ki unutamıyorum...
Yaşadığım şoktan normal hayata bir kaç gün sonra ancak dönebildim, ağla ağla olmuyor, dal git uzaklara olmuyor, ne yapalım ölenle ölünmez diyoruz ama çok zor, inanasım gelmiyor hala...
Hala hayatta olan anneannesini düşünüyorum, Eylül ayında tanışmıştım onunla. 90 yaşında; hayata bağlılığı, şık giyimi, makyajı ve sohbetiyle çok etkilemişti beni. Işıl'da onu model alırdı hep, her buluşmamızda lafı geçerdi anneannesinin... Şu an ise düşünemiyorum ne haldeler. nasıl katlanacaklar bu acıya bilemiyorum...
hatırlıyormusun Işıl bana verdiğin sözü? Hani Gülin, Mehmet sen kış geçince hafta sonluğuna gelecektiniz? Ne planlar yapmıştık? kader bize feyk hattı, tutamadın Işıl sözünü.........
Çok seviyorum seni birtanem yerinde rahat uyu. Dua ediyorum her akşam annen, anneannene ve tüm sevenlerine... sabır göstermeleri için........