tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2011 Çarşamba

2010 yaz tatili

yok yok yok...

2010 tatil resimlerim bi şekilde yok, sadece bir kaç foto bulabildim, halbuki çooookk keyifli bir tatildi...

Şöyle ki, son 10 yılımızı Ege ye adadık, çoğunu da Bodrum'a... Arada Fethiye, Marmaris kıyılarını didik didik gezdik. Geçen sene dedik ki; hadi yllardır Antalya'yı boşladık, bu tarafa kaçalım....

Başlangıç yeri Side olsun dedik, çünkü sevgili dayımlar orada yaşıyor, 2 günü onların evinde geçirdik....

Dayım keyif adamıdır, sıkı yer, içer ve akordiyon çalar. Kendi gibi içecek adamı (Eray'ı kast ediyoum) buldu ya yılar sonra, keyfine diyecek yok idi... Yengemin nefis yemekleri ile balkonda rakı ohhh...


Ve Side'den bir kaç hatıra resim daha....



Bu arada Deniz'e ait çok komik bir anı Side ile ilgili... Şimdi; Deniz yılarca Ege ve Bodrum da yüzdüğü için dalgalı deniz ne demek bilmiyordu. Malum Side dalgalı bir deniz... Abartmıyorum sabah girdi akşam çktı sudan... Gece yattığında, "anne denizde dalgalarla boğuşuyorum, sarhoş gibiyim" diyordu yattığı yerde, komik kızım benim....

Bu arada yüzmeyi bilmesine ve 10 yaşında olmasına rağmen biz tedbiri elden bırakmadık, tüm gün dalgalarla boğuşmakla inat eden Deniz'e hayatında ilk defa simit aldık ve bu şekilde yüzmesine izin verdik...




Side'den sonra rota Kaş idi... Kaş; Eray'ın yıllarca GS de iken yat turizmi yaptığı yer, çok özlemiş...Burada bir butik otel seçtik...

Çukurbağ'da Çok da keyif aldık...

Biz artık (artık değil, yıllardır aslında) tatil köyünden hoşlanmıyoruz karı koca, küçük otel olsun, sessiz osun, her şeyden önemlisi denizi iyi olsun, mümkünse yemekleri de iyi olsun.... Burası tam öyleydi, akşamları minimum miktarda açık büfe ama hepsi çoook ama çook lezzetli.... Hele bir akşam adam başı 2 lüfer yedik ki, akıllara zarar...

Dedim ya şansızlık, resimleri bulamadım, bir tek Deniz'in resmini buldum, otelin önünden denize girdiğimiz yer, malum Kaş'da plaj yok....



Bunun yanında Kaş ile ilgili hiç unutamayacağım bir yer, Kaputaj Plajı....O mav, o derinlik, o deniz... Şimdi içinde olmak vardı....




Kaputaj plajı, aynı gün içinde Kalkan ve kalamar keyfi...

Dönüş yolunda Adrasan keyfi... Mavilik ve sessizlik...

Hatırladıklarım bunlar... Resim de yok, oooofff, yılın en önemli aktivasyonunun resimleri yok oldu mu şimdi yaw??

30 Ağustos 2009 Pazar

Bodrum Bodrum

Asla vazgeçemediğimiz yer Bodrum, ya tatilin başında veya sonunda mutlaka Bodrum Bağla'dayız. Deniz için de Bodrum'un çok ayrı bir yeri var, kış boyu sayıkladığı, anneannesiyle gitmek için can attığı bir yer Bodrum...



3. yazdır Ayşe ile karşılaşıyoruz, Deniz ile çok keyifli vakit geçiriyorlar...





Bir gün hiç üşenmeden koca bir çukur kazdılar, onlarca şişeyi sağdan soldan topladılar, suyla doldurdular, dizdiler sonra aynı anda kapakları açtılar ve çukura şişelerden su akmasını sağladılar :-)))



Resimlerin devamı aşağıda;

http://picasaweb.google.com/anteksltd/Bodrum2009#

20 Ağustos 2009 Perşembe

Kısa Kısa yaz 3

Çok sevdiğimiz dostlarımız geldi Fransa'dan, onları görmek iöin 3 gün Kuşadası'na gittik;



Beyler, taaa ortaokuldan arkadaşlar; tam 7 sene aynı yatakhaneyi paylaştılar, bir araya geldi mi akan sular duruyor....



Resimlerin devamı burada...

http://picasaweb.google.com/anteksltd/Kusadas2009?feat=directlink

Artık tatillerimizde kültürel gezilere de yer vermek istiyoruz, kızımıza ülkemizin güzelliklerini tanıtmaya çalışıyoruz.

Kuşadası'na gelmişken Efes'i ve Meryem Ana'yı ziyaret ettik, aldık bir müze kart; sıcağa kalmamak için sabah 9.00 da Efes'de idik...



Her ne kadar sıkılsa da Deniz, sabırla gezdi 2,5 saat boyunca...



İnsan gezdikçe inanamıyor, taaa M.Ö. 6000 yılında kurulan böylesine ince işçilikle hala hayatta durabilen bir kent....





Efes resimlerini görmek isteyenler aşağıdaki resme tıklayabilir...

Efes2009


Devamı Bodrum Bodrum...

28 Nisan 2009 Salı

İzmir İzmir

Efendim baharın gelmesiyle İzmir'e bir hafta sonu kaçamağı yaptık; görümcem ve kayınvalidemi ziyarete gittik.

Cumartesi günün bir kısmını deniz kenarında sohbet muhabbet, uçurtma uçurmaca ve yeme içme şeklinde geçirdik...



Kan çekmesi denen durum vardır ya müthiş doğru bir laf, Deniz dünyanın en mutlu insanı idi hafta sonunda çok uzun zamandır görmediği Selin ablası, halası, eniştesi, babaannesini görünce aklını yitirdi

Deniz keyfi sonrası çok değişik bir aktiviteye dahil olduk, müze şekline dönüştürülen bir savaş gemisi ve denizaltını ziyaret ettik. Kısaca sizlerle de edindiğim bazı bilgileri paylaşmadan edemeyeceğim...

135 metre boyunda 460 ton ağırlığında bu gemi...



İçinde inanılmaz dar koridorlardan ve merdivenlerden ilerliyorsunuz..



Her taraf aklımın alamadığı şalter, düğme, göstergeler, kablolar dolu...

Burası geminin reviri..



Burası kaptan köşkü...



Geminin roket atarı, dakikada 34 adet atıyor...



Bu bir torpido...



İçeride yaşam hiç de kolay değil, yatakların eni anca yarım metre, yataklar ranza ve aralıklar 2 karış yok! Denizaltında ise saf oksijen solunuyor , 48 saatte bir denizaltı yukarıya çıkıyor..



Kısacık bir geziye ancak bunları sığdırabildik....

Bahar gezileri tüm hızıyla devam edecek, bu hafta sonu ise İstanbul'dayızzzzz....

5 Şubat 2009 Perşembe

Sömestr tatilimiz

Bir önceki yazımda dedim ya sömestr hızla geçiyor diye, işte şimdi anlatıcam. istanbul'dan çok sevgili yeğenlerim Defne ve Sarp geldi. 9 gün boyunca anneanne dedelerinde kaldılar. Defne ve Deniz yaşıtlar, 1,5 ay araları. Birbirlerini az gördükleri için çok özleşmişler. Anneanneleri sağ olsun her güne özel bir program yaptı onlara..

Bir gün Bold'a gittiler. (bu arada her ikisinin de 2. gidişi ama sesleri çıkmamış tekrar gitme uğruna...)

Bir gün Four Season's 2 'ye gittiler.

Bir gün Ankamall da Sincap tiyatrosu'na gittiler...

Her fırsatta Arcadium'da ki çocuk etkinliklerine katıldılar. Arcadium her sene Happy Life sayesinde 15 gün boyunca etkinlikler düzenliyor. Saat 13.00-16.00 arası her gün ayrı bir etkinlik var. Bu arada happy Life Deniz'in okul sonrası gittiği etüd merkezi..

Bir gece Defne ile bizde yattılar, gece 1'e kadar kıkır kıkır kıkırdadılar...

Şunların tatlılığına bakın..

Bir cumartesi onları Gofret'e götürdüm, birlikte paten kaydılar... Bol bol jetonlu oyuncaklara bindiler... Arada tartışmayla karışık langırt oynadılar :-)))

İttire kaktıra ödevlerini bitirttik, kitap okumalarını sağladık...

Aşağıdaki bıcırık da şu anda sülalemizin en küçüğü Sarp. Arada kızların arasına girip onlarla didişti, bizi bol bol güldürdü...

Bir akşam Splendor'a gittik, insan vücudunun her şekle girebileceğini hayretle izledik.. Tıklarsanız küçük bir video gösterisini izleyeceksiniz...

Çocuklar tatil yaparken biz de Eray ile Carmina Burana modern baleye ve Park caddesine kaçamaklar yaptık...

Resimlerin tümü aşağıda...

http://picasaweb.google.com.tr/anteksltd/DefneVeSarpAnkaraDa?feat=directlink

Son 3 günümüz sakin ve evde geçiyor, Deniz'e 10 gündür yaptıramadığım test, okuma vb yüklemeleri yaptım.. Bir yandan okul açılacak diye öfleyip pöflüyor, bir yandan gelecek tatilinin programlarını yapıyor kendince...

13 Aralık 2008 Cumartesi

Bayram tatili2

Dört gözle beklediğimiz can dostlarımız bayramın 3. günü geldi, şimdi dönüş yolundalar... Göz açıp kapayıncaya kadar geçti zaman.

Keyifli akşam yemeklerimiz, Anıtkabir ziyareti, çocuklarımızın bize en ufak külfeti olmadan uyum içinde oynamaları, ortak tanıdıklarımıza ait dedikodular, çocuklarımızla gelecek planları derken sohbete, muhabbete doyamadık...





Deniz ve Eren'in aşka dair kişisel sohbetleri, Biletix vesilesi ile GS-Gençlerbirliği maçı (!), Koray'ın ALİ'den aldığı kotu ise bu tatilin unutulmaz anları idi....

Bundan sonraki görüşmenin planı yapıldı. Çok kısa bir zaman sonra yapacağım 1 günlük İstanbul gezisinde Mehtap'ımla bir kaç saatlik kaçamağın randevusu şimdiden organize edildi. Sonrasında ise sömestirde Deniz'in Eren'lere misafir oluşunun tüm detayları konuşuldu:-))

Şimdi hepimiz o günleri bekliyoruz; heyecanla.........

http://picasaweb.google.com/anteksltd/KankalarimizAnkarada#

1 Eylül 2008 Pazartesi

yaz biterken

İşte kızımın ilk bensiz tatilinden kareler...

Zeynep ablasının da gitmesiyle öyle güzel vakit geçirdiler...




Bensiz doğumgünü kutlaması:-( Kış boyu sayıkladığı Akyarlar da kutlama yapmışlar...Resimlerde yer almayan geniş bir ekip var aslında, annemin yazlık arkadaşlar vs...








Hani geçen senede yazmış idim, Deniz'in tatil arkadaşı Ayşe'yi....

3 güncük de olsa rastlaştılar, doyasıya oynadılar...




Kollukları da attı Deniz, iskelden atlayıp derinlerde yüzebildi bu tatilde....



Bu arada biz de hep birlikte kısacık bir tatil yaptık, 5 güncük:-) Benim için son 12 yılın en kısa tatili oldu ama ne yapalım, malum işin ilk yılı, hayat sil baştan, tekrar kendini ispatlamaya çalış, didin, uğraş şirin görün, şirkete para kazandırmaya çalış, maliyetleri düşür, kısaca çalış çalış çalış.... Yani.... 4 gözle bayramı bekliyorum....

8 Temmuz 2008 Salı

İlk günler...

Çok şükür her şey yolunda... İşte aramızda geçen muhtelif telefon diyalogları..

İlk gün:

-Meraba tatlım ne haber?

-Çok iyiyim,

-Neler yapıyorsun, nasıl geçiyor ilk günün?

-Harika cup diye attım kendimi denize (kıkır kıkır gülüyor bu arada Zeycan ile)

- deniz nasıl peki?

-Süperrr, hadi kapatıyorum anne, arkadaşım bekliyor..

-Aaa? Ne çabuk arkadaşın olmuş, senin yaşında mı?

-Hayır benden küçük ama çok tatlı, kapatıyorum anne...

2. gün aradım evdeler...

- Ne haber?

-İyiyim anne TV seyrediyorum..

-Neyi peki?

-Bez bebek

-(bay geldi bu bez bebekten bana) Kitapta okuyorsun di mi tatlım?

-Evet anne okudum biraz "kayıp sözcükler" e başladım

-Çok Tv seyretmesen?

-Anne, karışma bana, hem beni Bodrum'a gönderiyorsun hem bana karışıyorsun (fırçayı yedim) Tatildeyim ben TV hakkım...Anne ne zaman geliyorsun? Bugün günlerden ne?

Beklediğim soru çok çabuk geldi, eyvah!

-Bugün pazar, gelmeme daha 12 gün var,

-yaaa anne ya

fonda annemin sesi:

-Deniz sus lütfen üzme anneni, bütün nazın annene, akşama kadar eğleniyorsun....

Neyseki sorunsuz kapatıyoruz....

Bu arada güzel bir haber, bir türlü karar veremeyen Zeynep de karar verdi ve o da yarın bizimkilerin yanına gidiyor. Hem annem hem Deniz havalara uçtu... Kızıma bir paket çanta yaptım, içine o yokken aldığım bikiniyi, koydum, inanılmaz komik bir şnolkel aldım ve koydum ve bir de Zeynep ile oynasınlar diye şişme yunus aldım. Görünce bayılacak! Deniz'in doğumgünü Perşembe günü, e biraz hediye alsın bari önden dedim...

Bugün:

-Naber annem?

-İyiyima anne, bugün çevre kuluübü kurduk, ben başkan oldum, sahildeki sigara çöplerini topladık, abiler de bize dondurma verdi...

-Hangi abiler?

-E restoranın abileri..

Anlaşılan restoran sahipleri temizliğin kolay ve ucuz yöntemini bulmuş...

-Anne Zeynep ablam ne zaman geliyor?

-Yarın,

-Bana doğumgünü hediyesi aldın mı?

-Hayır annem, gelince sen seçicen ya öyle konuştuk

-Tamam anne, ben bugün ne yedim biliyormusun? Ciğer yedim

-Wav aferim kızıma

fonda yine annem, "vermez ki çocupa ciğer,sorsan yemez ki der, nasıl yedi vallahi oh yarasın...

Yine fırça yedim....

5 Temmuz 2008 Cumartesi

İlk ayrılış....


Ayrı ilk tatilimiz bu.. Daha önce iş gezisi veya bir kaç günlük kısa tatil için ayrı kaldık ama bu seferki çok başka. Deniz şu anda Zeycan ablasıyla otobüste anneannesinin Bodrum'daki yazlığına gidiyor... 2 hafta boyunca kalacak, sonra biz de umut ediyoruz bir 4-5 günlüğüne gidip kızımızı alıp döneceğiz.

Şubat ayından beri anneannesiyle kendi aralarında program yaptılar, ben tamamen olayın dışında kaldım. Efendim birlikte denize gireceklermiş, zeycan ablası ona kocaman kumdan kaleler yapacakmış, akşamları Akyarlar'a gideceklermiş, bocukdan bilezik kolyeler alacaklarmış mış mış mış... Düne kadar gıkı çıkmadı, sürekli bana bağımsız planlarından bahsetti, vauv yahu benim kızım büyümüş dedim kendi kendime.. Hatta dün takılayım dedim "ya ben sensiz ne yapacağım dedim" ne dese beğenirsiniz, "boşveeeerr anne zaman çabuk geçer sen de keyfine bak ben yokken" nasıl yani???

Amma velakin bu akşam büyü bozuldu, otobüsü saat 23.30 da, saat 20.00 civarı bir baktım ağlıyor ama nasıl ağlamak, yüreğinden yüreğinden, ciğerinden ciğerinden... Sakinleştirmek çok kolay olmadı, kah konuştum, kah oyun oynadık derken evden çıkana kadar ara ara ağladı... Neyse otobüsün orada Zeycan ablası ile karşılaşınca (Deniz e okul sonrası bakan kişi olur kendisi) akan sular durdu. Kakara kikiri yapmaya başladık bir anda ve Deniz ağlama modundan tamamen çıktı ve güzelce sarılıp vedalaştık. Allahtan son karede gülen bir Deniz vardı, yoksa gecem çok kötü geçecekti....

Biz de karı koca bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeğe çalışacağız tabii. Gerçi önümüzdeki 5 gün Eray korkunç yoğun, sabah 6 akşam 9 şeklinde mesaisi... Ben bu arada çat kapı ziyaretler, spontan çarşı keyfi, fitness ve havuz şeklinde takılacağım. Eray biraz rahatlayınca bir 10 gün de bu işin keyfine varacağız gibi gözüküyor her akşam alemde mi olucaz ne???

16 Nisan 2008 Çarşamba

Amasra

Akşam üstü surlarında otele varış... Bu benim amasra'ya 3. gelişim ancak bu otel kaldıklarımzın en iyisiydi...


Denizin üstünde set şeklinde sıralanmış ağaçların içinde bungolavlar... Oh deniz kokusu burnumuzun ucunda ....Akşam yemeği sınırsız balık salata mmmm nefis....

Çocuklarımızın keyifli saatleri...


Bu kadar yorgunluğa rağmen, turun yarısı saat 22.00 de yatarken biz doğru amasra içine... Akşam deniz kenarında çay keyfi, gözler yorgunluktan kapanıyor olmasına rağmen..

Sabah yine enfes bir kahvaltı. Sonrası kale yürüyüşü ve sonrası tekne turu... daha önce iki sefer Amasra'ya gelmemize rağmen böyle bir tura hiç dahil olmamıştık..




tekne turu sonrası doğru Çakraz'a... Anılar gelince aklımıza biraz burkulduk burada, (sonra yazıcam)neysem enges bir balık ziyafeti daha çektik burada...

Sonrası Ankara'ya doğru hareket. Dönüşte baston yapımıyla ünlü Devrek'de meşhur çelebi bastonlarının yapıldığı atölyedeyiz. Merak edenler için envai çeşit bilgi var, internetde..

Bu gezi sonunda ne anladım biliyor musunuz, benim kızım büyümüş... İlk kez bu gezidde hiç yoruldum demedi, mızıklanmadı tamamen bize adapte oldu çocuğum....

çoook keyifli aynı zamanda çoook yorucu geçti bu gezi ama çooook iyi geldi çoookkk..

resimlerin tümü işte aşağıda...

http://picasaweb.google.com/anteksltd/Safranbolu